Cinsiyet dgistiren tavuk
28 Aralık 2009 Yazan admin
Kategori Ilginc Seyler
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde akıllara durgunluk verecek bir olay yaşandı. Hatice Çığır’ın tavuğu bir ay önce yumurtlamayı kesti.
Ardından her sabah ötmeye başlayan tavuğun ibiği uzadı, küpeleri büyüdü. Tavuk şimdi tam bir horoza dönüştü.
İnanması çok zor ama gerçek. Cinsiyet değiştirme sadece insanlar arasında değil, hayvanlar aleminde de oluyor. Tıpkı Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde bir tavuğun kısa sürede horoz olması gibi. Yıllardır tavuk üreten Mustafa ve Hatice Çığır çifti, bir süre önce gördükleri manzara karşısında adeta şaşkına döndü. Çünkü; 1 yıldır yumurta veren tavukları, bundan 1 ay önce yumurtlamayı aniden kesti.
HER SABAH ÖTÜYOR
Çığır çifti, tavuklarının hasta olup olmadığını araştırırken, günbe gün ondaki değişimi görünce neredeyse küçük dillerini yutacaktı. Tavuğun ibiği uzuyor, küpeleri büyüyor, üstelik kümesteki diğer tavuklara saldırmaya başlıyordu. Ancak ilginç tavuk bununla da kalmayıp, her sabah horoz gibi ötmeye başladı. Tavuğun her geçen gün biraz daha horoza dönüşmesi yaşlı çifti, tam anlamıyla şok etti.
Astroloji nedir?
Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından beri var olan astroloji bilimlerin en eskisidir.Tarihçilerin araştırmalarına göre farklı uygarlıklar birbirlerinden bağımsız olarak astroloji ile ilgilenmişlerdir. Aşağı yukarı bütün büyük uygarlıklar astroloji ile ilgilendiklerini açıklayan kanıtlar bırakmışlardır. Babil, Mısır, Hint, Çin, Maya, Yunan, Roma ve Arap uygarlıkları bunlar arasındadır. İlk astrologların kimler olduklarını bilmiyoruz, fakat bulduklarını ilk kaydeden Kaldeliler’dir. M.Ö. 3000 yılında Kaldeliler (şimdiki Irak) astrolojinin bilinen en özgün şekillerinden birini ortaya çıkarmışlardır. Bazı uzmanlar astrolojiye ait ilk kayıtların M.Ö. 5800 yılına kadar gittiğini belirtiyorlar. Maya uygarlığı, Hindistan ve Çin M.Ö. 2000 yılında astroloji bilimini kullanıyorlardı. Pitagoras ve Plato’nun yazılarında M.Ö. 500 yıllarında eski Yunanlılarda astrolojinin varlığından bahsedilmektedir. Kuzey Afrika’daki ve Doğu Akdeniz’deki Araplar da M.S. 8. yüzyılda astrolojiyi kullanıyorlardı. M.S. (805-85) yılları arasında yaşamış olan Albumasur ya da diğer adıyla Abu Maaschar’ın yazmış olduğu “Introductorium in Astronomiam” adlı eserle astroloji orta çağda yeniden önem kazanmıştır.
Zodyak yani burçlar kuşağı ilk astrolojik kayıtlarda şimdikinden biraz daha farklı idi. M.S. 180 yılında büyük Yunan matematikçi ve astronom Ptolemy tarafından bugünkü şekline getirilmiştir. Bu yüzyılda ise Carl Jung astroloji hakkında yazılar yazmış, insan kişiliği ve motivasyonu hakkındaki çalışmalarında astrolojiden faydalanmıştır.
Tarihte bugun olanlar (23 Aralik)
1888. Ağır depresyon geçiren Hollandalı ressam, dışavurumculuk akımının öncüsü, Vincent van Gogh kulağını kesti.
1928. Şair Nazım Hikmet 3 yıl 3 ay hapse mahkûm oldu.
1930. Menemen’deki dinci ayaklanmada yedek subay öğretmen Kubilay öldürüldü.
1948. Japonya’nın savaş dönemi başbakanı General Toco ve o dönemin liderlerinden 6 kişi Tokyo’da asıldı.
1953. Sovyetler Birliği’nin eski gizli polis şefi Lavrenti Beria kurşuna dizildi. Beria ajanlıkla suçlanıyordu.
1958. Cumhurbaşkanı Celal Bayar Bütçe Komisyonu görüşmelerine “Demokrat Parti bastonu” ile geldi. Cumhurbaşkanının bu yandaş tutumu eleştirildi.
1967. Fransız düşünür Babeuf’un Devrim Yazıları adlı eserinin Türkçe’ye çevrilmesi kovuşturmaya uğramış ve kitap toplatılmıştı. Bu durumu protesto etmekten yargılanan aydınlar beraat etti. Yargılanan aydınlar Yaşar Kemal, Melih Cevdet Anday, Demir Özlü, Şükran Kurdakul, Edip Cansever, Arif Damar, Memet Fuat, Orhan Arsal, Hüsamettin Bozok, Sabri Altınel idi.
1973. Petrol üreticileri Tahran’da toplandı. Toplantıda petrol fiyatlarını yüzde130 oranında arttırma ve Amerika’yla Hollanda’ya petrol sevkıyatını bir süre için durdurma kararı aldı.
1975. 21 Aralık”ta Viyana’da OPEC görüşmeleri sırasında 11 petrol bakanı rehin alarak Cezayir’e giden silahlı kişiler ellerindeki rehineleri bıraktıktan sonra Cezayir makamlarına teslim oldular.
1979. Türk Hava Yolları’nın (THY) Trabzon adlı uçağı Samsun-Ankara seferini yaparken yoğun sis nedeniyle düştü; 39 kişi öldü.
1980. Ankara’daki Mısır Büyükelçiliği’ni basan 4 Filistinli gerilla idama mahkûm edildi.
1982. Barış Derneği’nin tüm tutuklu sanıkları tahliye edildi.
1986.6 yıldır süren Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası sona erdi. DİSK kapatıldı.1477 sanıktan 264′ü için15 yıla kadar varan hapis cezaları verildi.
Aynı gün Sovyet yönetimi sürgünde bulunan muhalif Andrey Saharov’u serbest bıraktı.
1990. Yugoslavya’nın üç cumhuriyetinden biri olan Slovenya’da referandum yapıldı; halk bağımsızlık kararı aldı.
1993.10 Aralık günü polis18 Özgür Gündem gazetesi çalışanını gözaltına almıştı.16 çalışan serbest bırakıldı; müessese müdürü ile genel yayın yönetmeni tutuklandı.
1996. Bergama halkı siyanürlü altın aranmasını protesto amacıyla çıplak yürüyüş yaptı.
Uzmanlar uyariyorlar
Türk Tabipler Birliği Pandemi İzleme Kurulu üyeleri tarafından domuz gribiyle ilgili Istanbul tabib odasi’nda düzenlenen toplantıda “domuz gribi aşısı olma” çağrısında bulunuldu
“Hükümete temel sorumluluklarını hatırlatmayı bir görev biliyoruz” diyen Aksu, katkı ve ilaç katılım paylarını ödeyemeyecek durumda olan vatandaşların varolduğuna da dikkat çekti. Bunların sağlık hizmetlerini almada en temel sorun olduğunu söyleyen Aksu, ilerleyen günlerde zatürre sayısının artacağına dikkati çekerek, zatürreyle başetmek için tüm hastanelerde yoğun bakım ünitesi sayısının artırılması gerektiğine işaret etti.
Sabret
Sen petekte bir gömeç bal gibisin!
Renksin yazdan kıştan, tazeliksin bahardan.
Yapraklarda dolaşan serin bir rüzgarsın ki
Her gün eser durursun hafızamdan.
Ellerin var beyaz güller gibi küçücük,
Mutlak kalbin tomurcuklardan pembe!
Sanki yeşil yaylalardır gözlerin
Alnımda ter ve kuvvetsin işimde.
Ben kanadı kırık bir kuş değilim
Döner birgün gurbet ellerde kalan
Sabret neşem, sabret şarkım, sabret sevdiğim,
Sabret kalbi tomurcuklardan pembe olan.
İnternette aşk
22 Aralık 2009 Yazan admin
Kategori Ilginc Seyler
Urdun’de, internette sohbet ederek birbirlerine asik olan bir kadin ve bir erkek, ilk bulusmalarinda, “ruh ikizleri” olarak gordukleri kisinin ayrildiklari esleri oldugunu gorunce saskina dondu.
Siddetli gecimsizlik nedeniyle bosanmis olan ve takma isimlerle siber dunyada kendine es arayan kadin ve erkek, ilk bulusmalarinda karsilarinda birbirlerini gorunce hayal kirikligina ugradi. Internet dunyasinin sanal bir aski daha böylece baslamadan bitmis oldu.
Alo”sözcügünü merak ettiniz mi?
20 Aralık 2009 Yazan admin
Kategori Ilginc Seyler
Telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandığımız “Alo” sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo’dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell’in sevgilisiydi.
Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo’dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz “Allessandra Lolita Oswaldo” diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu “Ale Lolos” diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell,
sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad “Alo” idi. Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell’i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı.
Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell’i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu “Alo” diyerek açıyor ve artık herkes “Alo” diyordu. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell’in anısına saygı olarak “Alo” demeye başladı. Bugün tümümüzün kullandığı “Alo”
sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.
Hasretinden Prangalar eskittim
Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üsüyorum, kapama gözlerini.
Erkek Duygularini Neden Saklar

Erkekler kadınlar tarafından geri çevrilmeye alışkındırlar bu nedenle bu erteleme tekniğiyle kendilerini korurlar. Başlangıçta erkek hesap yapar. “Duygusalın” tersine mantıklı olur çünkü ona göre apaçık ya da “duygusal” olmak bir zayıflık işareti diye algılanır. Salı günü kendi kendine “Onu Perşembe arayacağımı sanıyorum” der. Birçok erkeğin elinde kadının Salı günü aranmayı tercih edeceğine dair bir ipucu yoktur.” Öyleyse bunu niye yaparlar? Bunu “yüzlerini korumak” ve durumun “kontrolünün kendi ellerinde” olduğu izlenimini yaratmak için yaparlar. Erkekler niçin çoğunlukla kasıntı ‘olduklarından daha sert’ davranırlar? Erkeklerin başka seçenekleri olmasa bile kadınların onların başka kadınları seçebileceklerini
düşünmelerini isterler. Bu nedenle abartırlar. Bunu kendilerini kadınlara daha cazip göstermek için yaparlar. Ekekler kasıntıyı oynuyorlar çünkü kadınların onları daha çekici ya da daha hoş bulacaklarını düşünüyorlar. Sadece kız arkadaşım güvensizliğe itmek için çok güzel olmasa bile bir kadın için ölüp biten bazı adamlar biliyorum.Erkekler bir kadının kendi üzerlerinde bu tür bir kontrole sahip olabildiklerini kendilerine itiraf etmek istemezler. Kadınların bizi bu kadar etkilediklerini düşünmek egomuzu sarsar. Kendi üzerimizde hiçbir kontrolümüzün olmadığını hissetmeyi istemeyiz.
Başlangıçta kızı çok aramayabilirim çünkü çok hevesli olduğum izlenimini vermek istemem.
Erkekler de kadınlar kadar duygusaldırlar. Bunu göstermezler çünkü toplum sizden bunun beklenmediğini söyler. Bir erkek olarak kendinizi kontrol ediyor görünmelisiniz.
Kadının umursamıyor görünmesi sizi korkutabilir. Kadınlar erkekleri ezebilirler ve bunu bilmezler bile. Ya kararlı davranıp çekip giderse? Bu bir erkeği ezer..
Erkek bir kadına gerçekten bayılırsa çoğu kez bunu saklamaya çalışır. Çok az erkek bunu itiraf eder ve bir kadının önünde ağlar.
Kadınların bizimle ilgilenmeleri için… kuşkusuz erkekler kasıntıyı oynarlar. KAdınlar bizi beğenmelerini isteriz ve çok hevesli olduğumuzu düşünmelerini ise istemeyiz. Göz kırptığı anda çok ilgilendiğinizi gösterirseniz kadınlar ümitsiz olduğunuzu düşünürler.
Başlangıçta kimi zaman kadını ihmal eder görünürüm ya da kadının ilgisini sürdürmek için çok aramam. Hiçbir erkek ümitsiz görünmek istemez.
Erkekler sevişmeye daha çok ihtiyaç duyarlar. Erkekler cinsel güdülerinin kontrolü altındayken kadınlar cinsel güdülerini kontrol altına alırlar.
Erkekler bunu kadınların hoşuna gitmek için yaparlar. Birçok erkek hoş erkeklerin sonunculukla bitirdiğini ve belli bir düzeydeki kadınların kötü çocuk istediklerine inanırlar.
Zayıf görünürseniz insanlar sizi kullanırlar. Bazı erkekler çok açık olduğunuzda kadının bunu size karşı kullanacağını düşünür.
Kadina son zamanda bir kadınla arkadaşlık etmediğinizi belirtirseniz sizin ümitsiz olduğunuz ya da sadece herhangi bir kadınla beraber olmaya çalıştığınız izlenimini edinir.
Kadınlar kendilerini kontrol ederler çünkü cinselliği kontrol ederler.
Kredi Karti Kullananlara Mujde
Kredi Kartı Kullananlara Müjde
|
Merkez Bankası, Faiz Oranını Yüzde 2,91′e, Aylık Azami Gecikme Faiz Oranını da Yüzde 3,66′ya İndirdi. |
|
Merkez Bankası, yılbaşından geçerli olmak üzere Türk Lirası kredi kartı işlemlerinde aylık azami akdi faiz oranını yüzde 2,91′e, aylık azami gecikme faiz oranını da yüzde 3,66′ya indirdi.
Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan ve 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek olan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ ile aylık azami akdi faiz oranı, Türk Lirası için yüzde 3,26′dan yüzde 2,91′e düşürüldü. Tebliğde ABD dolarında uygulanan yüzde 2,54 ve Avroda uygulanan yüzde 2,30′luk aylık azami akdi faiz oranlarında değişikliğe gidilmedi. Merkez Bankası, aylık azami gecikme faiz oranını da yine yılbaşından geçerli olmak üzere yüzde 4,01′den yüzde 3,66′ya çekti. Aylık azami gecikme faiz oranı ABD doları için yüzde 3,11 Euro için de yüzde 2,82 olarak uygulanmaya devam edecek. |


