Erkek Duygularini Neden Saklar

19 Aralık 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin

Kadinca.net,diyet,moda,makyaj,kadın,güzellik,astroloji,itiraf,kadınlar

Erkekler kadınlar tarafından geri çevrilmeye alışkındırlar bu nedenle bu erteleme tekniğiyle kendilerini korurlar. Başlangıçta erkek hesap yapar. “Duygusalın” tersine mantıklı olur çünkü ona göre apaçık ya da “duygusal” olmak bir zayıflık işareti diye algılanır. Salı günü kendi kendine “Onu Perşembe arayacağımı sanıyorum” der. Birçok erkeğin elinde kadının Salı günü aranmayı tercih edeceğine dair bir ipucu yoktur.” Öyleyse bunu niye yaparlar? Bunu “yüzlerini korumak” ve durumun “kontrolünün kendi ellerinde” olduğu izlenimini yaratmak için yaparlar. Erkekler niçin çoğunlukla kasıntı ‘olduklarından daha sert’ davranırlar? Erkeklerin başka seçenekleri olmasa bile kadınların onların başka kadınları seçebileceklerini

düşünmelerini isterler. Bu nedenle abartırlar. Bunu kendilerini kadınlara daha cazip göstermek için yaparlar. Ekekler kasıntıyı oynuyorlar çünkü kadınların onları daha çekici ya da daha hoş bulacaklarını düşünüyorlar. Sadece kız arkadaşım güvensizliğe itmek için çok güzel olmasa bile bir kadın için ölüp biten bazı adamlar biliyorum.Erkekler bir kadının kendi üzerlerinde bu tür bir kontrole sahip olabildiklerini kendilerine itiraf etmek istemezler. Kadınların bizi bu kadar etkilediklerini düşünmek egomuzu sarsar. Kendi üzerimizde hiçbir kontrolümüzün olmadığını hissetmeyi istemeyiz.

Başlangıçta kızı çok aramayabilirim çünkü çok hevesli olduğum izlenimini vermek istemem.

Erkekler de kadınlar kadar duygusaldırlar. Bunu göstermezler çünkü toplum sizden bunun beklenmediğini söyler. Bir erkek olarak kendinizi kontrol ediyor görünmelisiniz.

Kadının umursamıyor görünmesi sizi korkutabilir. Kadınlar erkekleri ezebilirler ve bunu bilmezler bile. Ya kararlı davranıp çekip giderse? Bu bir erkeği ezer..

Erkek bir kadına gerçekten bayılırsa çoğu kez bunu saklamaya çalışır. Çok az erkek bunu itiraf eder ve bir kadının önünde ağlar.

Kadınların bizimle ilgilenmeleri için… kuşkusuz erkekler kasıntıyı oynarlar. KAdınlar bizi beğenmelerini isteriz ve çok hevesli olduğumuzu düşünmelerini ise istemeyiz. Göz kırptığı anda çok ilgilendiğinizi gösterirseniz kadınlar ümitsiz olduğunuzu düşünürler.

Başlangıçta kimi zaman kadını ihmal eder görünürüm ya da kadının ilgisini sürdürmek için çok aramam. Hiçbir erkek ümitsiz görünmek istemez.

Erkekler sevişmeye daha çok ihtiyaç duyarlar. Erkekler cinsel güdülerinin kontrolü altındayken kadınlar cinsel güdülerini kontrol altına alırlar.

Erkekler bunu kadınların hoşuna gitmek için yaparlar. Birçok erkek hoş erkeklerin sonunculukla bitirdiğini ve belli bir düzeydeki kadınların kötü çocuk istediklerine inanırlar.

Zayıf görünürseniz insanlar sizi kullanırlar. Bazı erkekler çok açık olduğunuzda kadının bunu size karşı kullanacağını düşünür.

Kadina son zamanda bir kadınla arkadaşlık etmediğinizi belirtirseniz sizin ümitsiz olduğunuz ya da sadece herhangi bir kadınla beraber olmaya çalıştığınız izlenimini edinir.

Kadınlar kendilerini kontrol ederler çünkü cinselliği kontrol ederler.

Sebzeyle gelen sağlık

26 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin, Saglik

Akdeniz Diyeti yaz için en uygun diyettir. Bu mutfakta lezzet ile sağlık, mutfak kültürü ile dengeli beslenme doğal olarak birleşmiştir.Sebze, Akdeniz yemeklerinin önemli bir kısmını oluşturur, yıl boyu her mevsimde bol olan sebze sıkça yenilir. Yemek hazırlanırken mümkün olduğunca yiyeceğin doğallığını bozmadan pişirmeye özen gösterilir. Yemeklerde ağız tadı önemli olduğu kadar, görünüşüne de çok önem verilir ve göze hitap etmesi için doğal garnitürlerle (yeşil veya siyah zeytin, yeşil sebzeler, kuru üzüm kullanılır) süslenir.

Tüm dünyada yağı az (özellikle doymuş yağı), posası fazla, tuz oranı düşük olan tipik Akdeniz mutfağı sağlıklı beslenme olarak önerilmektedir.
Bu beslenme şekli kırmızı ete az yer verir; balık, tahıl sebze meyve ve lif ağırlıklıdır, zeytin ve zeytinyağı en önemli besindir; süt, yoğurt ve peynir protein kaynağı olarak balıkla birlikte yer alır.

Bu beslenme tipi kalp damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculukla uzun ve kaliteli bir yaşamın temel anahtarıdır.
Hastalıklardan da koruyor

Sebze ağırlıklı beslenen vejetaryenlerle, vejetaryen olmayanların karşılaştırıldığı bir araştırmada, total kolesterol, trigliserit, düşük dansiteli lipoprotein (LDL) vejetaryenlerde daha düşük bulunmuştur. Bu da vejetaryenlerin doymuş yağı az olan diyetle ve kolesterolü düşük besinlerle beslenmelerine bağlanmıştır.

Sebze tüketiminin fazla olmasıyla diyet posası ve vitamin mineral düzeyinin artması kişileri kanser (özellikle kolon kanseri), diabetus mellitus gibi birçok hastalığa karşıda korumaktadır.

2. gün Akdeniz Diyeti

SABAH

1 dilim tam çavdar ekmeği
50 gram lor peyniri
1 tatlı kaşığı zeytinyağı, kekik, pul biber, taze fesleğen domates, yeşilbiber, maydanoz şekersiz açık çay

Ara öğün
1 dilim karpuz

öğlen
1 kase mercimek salatası
1 dilim az yağlı beyaz peynir
1 dilim tam çavdar ekmeği

Ara öğün
1 dilim peynir
2 kepekli grissini
5 yeşil zeytin

AKŞAM

6 çorba kaşığı zeytinyağlı kabak yemeği
3 çorba kaşığı bulgur pilavı cacık veya ayran

Ara öğün
1 şeftali
10 fındık
GÜNÜN TARİFİ:

Mercimek salatası

Mercimeği bir gün önceden ıslatın ve ertesi gün haşlayıp soğutun, dilediğiniz tüm yeşillikler, taze veya kurutulmuş domates, kuru nane, kekikle geniş kapta salata hazırlayın. 6 çorba kaşığı haşlanmış mercimek, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyin.

Kısa günün kârı Mercimek, içerdiği lifler sebebiyle tok tutar ve bitkisel protein kaynağıdır, hayvansal protein olan peynir ile daha dengeli bir öğün geçirmiş olacaksınız, afiyet olsun.

DİYETİ UYGULARKEN

Gün boyunca 4-5 fincan açık ve şekersiz siyah çay, daha fazla miktarda şekersiz bitki çayı ile en fazla 2 fincan kahve içilebilir.

Su tüketimi kadınlar için günlük en az 8 -10 bardak, erkekler için ise en az 10-12 bardak olmalıdır. Gerekli durumlarda alkol tüketimi kadın için haftada 2-3 kadeh erkek için 4-5 kadeh ile sınırlandırılmalı ve şarap tercih edilmelidir.

Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 5 adet zeytin değişebilir.

Sebze yemeklerinde 1 kg için 2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanılmalıdır, yasak sebze yoktur tüm sebzeler tüketilebilir (patates ekmek yerine geçer sebze olarak düşünülmemelidir). Gün içinde istenildiği kadar salatalık, domates, marul yaprağı yenilebilir.

Estetik gözkapağı ameliyatı

21 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin, Saglik

Estetik gözkapağı ameliyatı nedir? Yaş ilerledikçe, yerçekiminin de etkisi ile kaşlarda, üst ve alt göz kapaklarında sarkıklık ve bununla birlikte özellikle alt göz kapaklarında yağ dokularının hacminin artması ve fıtıklaşması ile torbalanma olabilir. Bu, görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması ile kişinin görmesini engelleyebilir. Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri ve fıtıklaşmış yağ dokusu vücuttan uzaklaştırılır, bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Üst göz kapağında kapak boyunca iz kalır. Ancak bu iz kapak kıvrımına uydurulacağı için sadece çok yakından bakıldığında görülebilir haldedir. Alt kapakta ise kirpiklerin hemen altında bir iz kalır, izin devamı yan tarafta normal deri çizgisi gibi durur. Göz kapakları insan vücudunun en az iz bırakan bölgesidir.

Kimler bu ameliyat için iyi bir adaydır?

Genellikle 30 yaş üzeri, üst ve alt gözkapaklarında sarkma ve torbalaşma meydana gelmeye başlamış, başka sağlık problemi olmayan kişiler bu ameliyat için adaydır.

Ameliyat? http://www.kadinca.net

Ameliyat hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ve ameliyathanede yapılır. Lokal anestezi ve intravenöz sedasyon (Damar yolu ile uyutma) yöntemi tercih edilir. Hastanın mevcut şikayetlerine göre sadece üst, veya alt kapaklar ya da hem alt ve üst kapaklar aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1-1.5 saat sürer. Aynı gün eve çıkmak mümkündür.

Ameliyat sonrası? http://www.kadinca.net

Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Göz etrafında şişlik ve morarma olabilir. Gözlerde kuruluk, yanma hissi, görme bulanıklığı ortaya çıkabilir. Gözyaşı artabilir, gözler ışıktan bir süre rahatsız olabilir.Hasta ilk günlerde gözünü tam olarak kapatamayabilir. Bunlar ilk hafta içinde kendiliğinden geçen beklenen olaylardır. Dikişler 3-5 gün sonra alınır.

Yard. Doç. Dr. Ömer BUHŞEM
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

Elma ve kuru cilt bakimi

17 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin

Uzmanlar sağlıklı beslenmede elmanın sanılandan daha yararlı olduğunu ve bağırsak kanserine yakalanma riskini de azalttığını belirtiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Sağlık Eğitimi Vakfı’nın hazırladığı aylık bültende bu konuda bir yazı yayınlandı. Yazıda; günlük yemek listelerinde sıkça yer alan bitkisel besinlerin vücut tarafından sindirilmeyen kısmı olan posanın, bağırsağın esnek olmasını sağladığı ve bağırsak kanserine yakalanma riskini azalttığı bildiriliyor. Bu sebeple uzmanlar, her öğünden sonra elma yenmesini öneriyorlar.

İçerisinde birçok mineral ve vitamin bulunduran elmanın faydalarını uzmanlar, şöyle sıralıyorlar:

Zayıflama rejimlerinde:
Elmada sadece 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Bu arada bol miktarda posa içeren hububat ürünleri, buğday ve arpa ekmeği, taze sebze, meyve ve baklagiller, düşük kalori içerdiklerinden dolayı şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.

Kabızlık:
Öğle yemeğinden önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.

Bağışıklık zayıflığı:
Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.

Diş bakımı:
Yemeklerden sonra yenen elma çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü, elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.

Kandaki yağ:
Elmadaki petkin maddesi, zararlı LDL kolesterolünü düşürür, atardamarları koruyan iyi kolesterol HDL’yi yükseltir.

Kalp zayıflığı:
Elmanın içerdiği etkili maddeler arasında yeni keşfedilen Phenylalanin de vardır. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.

Demir eksikliği:
Demir, C vitamini ile birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de bulunur.

Diğer faydaları

* Elmanın diğer faydalarını da şöyle sıralayabiliriz:

Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır. Hastalıkların çabuk geçmesini sağlar. İdrar söktürür. Vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Hazmı kolaylaştırır. Kanı temizler. Damar sertliği ve kalp krizlerini önler. Kandaki şeker miktarını düşürür. Şeker hastaları için faydalıdır. Dizanteri ve paratifoda iyileşmeye yardımcı olur. Bağırsak kurtlarının düşmesine yardımcı olur. Öksürüğü keser. Kompostosu ateşi düşürür. Susuzluğu keser. Uçukları geçirir. Cildin taze ve güzel kalmasını sağlar.

Hayat kaynağı vitaminler

* B6 vitamini eksikliği deride çatlamalara yol açıyor

B-6 vitamini sinirlerimiz, deri ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu görevi üstlenen B-6 vitamini, aynı zamanda sinir ve kas hastalıklarının tedavisinde kullanılır. B-6 vitamininin eksikliği, deri ve bağırsak rahatsızlıklarıyla sinir hastalıklarına yol açabilir. Tavuk eti, balık, böbrek, karaciğer, süt, yumurta, buğday, mısır, pirinç kabuğu, patates, maya ve taze fasulye B-6 vitamini açısından oldukça zengin gıda maddeleridir.

Kuru ciltlere süt ve krem
Cilt bakımı, özellikle dış tesirlere açık olan el, yüz ve boyun bölgelerinin bakımı özel ilgi isteyen bir iştir. Cildinin çok kuru olduğundan şikayet eden “Dertli Gonca” rumuzlu okuyucumuza kuru cilt bakımı ile ilgili bazı tavsiyelerde bulunmak istiyoruz:

Yatmadan önce kuru cilt, yağı alınmış süte batırılan pamukla hafif hafif silinerek ıslatılır. 15 dakika bekledikten sonra ılık suya batırılmış pamukla silinip kurulanır. Sonra kremle masaj yapılır. Eğer bütün vücutta cilt aşırı kurumuşsa, bir miktar zeytinyağı karıştırılır. Elde edilen karışım ile tüm vücut ovulur. Ardından ılık su ile banyo yapılır veya 30 gram gülsuyu ve 400 gr. gliserin karıştırılarak banyo suyuna dökülür.

Kadınlar Neden “Dırdır” Yapar?

05 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin

Erkeklerin genellikle “Dırdır” diye tabir ettiği, kadınların şikâyetleri birçok aile hayatına gölge düşüren ve evliliklerin sıcaklığını kaybetmesine sebep olan bir sorundur.

“Neden çöpleri dışarıya koymadın?” “Yarın çocukları sen okula bırakacaksın, annem bize gelmek istiyor, evde de hiçbir şey kalmamış”, neden…

Şikâyetlerini dile getiren bayalar genellikle karşı tarafı adeta şikâyet yağmuruna tutarcasına konuyla alakalı veya alakasız sözlerle bazen karşı tarafın saldırgan bir hale gelmesini bile sağlayabilirler.

Aile danışmanlık merkezlerine başvuran erkeklerin büyük bir bölümü eşlerinin çok şikâyet etmesinden veya kendi deyimleriyle dırdır yapmasından şikayetçi oluyorlar. Aslında bu sorun, birçok ailenin en büyük sorunudur da diyebiliriz. Ama acaba kadınlar neden dırdır yaparlar?

Araştırmalar, ev kadınlarının çalışan kadınlardan çok daha fazla dırdır yaptığını gösteriyor. Ev hanımları gün boyu, çocukların bakımı, ev temizliği, ev alışverişi ve evdekilerin huzurunu sağlamak için gerekli diğer işlerle uğraşıyorlar dolayısıyla bir ev hanımı para dışında başka bir karşılığı da hak ediyor, örneğin en basitinden bir teşekkür, bir gül veya çok küçük bir yardımlaşma, diğer bir deyimle, birçok erkeğin hiç yapmadığı bir şey. Bunun çok basit ve gereksiz olduğunu düşünebilirsiniz ama emin olun çok gerekli ve etkili olacaktır.

Erkeklerin aslında çok karmaşık olayları çözmekten hoşlandığını biliyor muydunuz? Birçok erkek, zor sorunların çözülmesi için çaba harcamaktan zevk alıyor. Belki de bu nedenle, bir teşekkür etmek veya biraz yardım etmeği bu sorunun çözümü için yetersiz buluyorlar.

 

Erkeklerin dikkatine:

Aslında kadınların dırdır yapmasının bir sebebi de erkeklerdir. Kadınların şikâyet etmesi hiçbir zaman sebepsiz değildir, mutlaka o şikayetlerin arkasında bir rahatsızlık vardır, bir erkek olarak eşinizin neden rahatsız olduğunu teşhis edene kadar onun dırdırlarını sabırla dinlerseniz çok kısa bir sürede bu şikayetlere de bir son verebilirsiniz. Bazen kadınların şikâyetleri onların konuşmak isteğinden kaynaklanabilir, bazen de çok küçük bir yanlış anlama veya işlerin verdiği yorgunluk buna sebep olabilir ama eşinizin şikâyetlerini sabırla dinleyip onun bu şikâyetlerinin nedenini bulmak yerine bu şikâyetlerden kaçmayı seçerseniz emin olun, bu şikâyetler son bulmadığı gibi ilişkiniz de her gün biraz daha soğuyacaktır.

 

Bir ipucu:

Uzmanlar, kadınların dırdır yapmasının onların biyolojik bir özelliği olduğunu söylüyorlar diğer bir deyimle erkek ve kadının beyin yapısı bu iki türün konuşma şeklinin farklı olmasına sebep oluyor.

Beyinin sağ ve sol bölümünü birbirine bağlayan sinir dokuları kadınlarda erkeklere oranla yüzde on daha kalındır bu da kadınların beyninin iki bölümünün erkeklere oranla yüzde otuz daha fazla bağlantı kurmasını sağlıyor. Bu nedenle kadınlar, aynı anda beyinlerinin iki tarafını da kullanabiliyorlar bu da kadınların erkeklere oranla daha hazırcevap olmalarını, daha çabuk konuşmayı öğrenmelerini ve konuşurken başka işler de yapabilmelerini sağlıyor. Örneğin telefonla konuştukları anda televizyon seyredebilir, çocuklara bakabilir ve bir yandan da yemek pişirebilirler ama erkekler daha geç konuşmayı öğreniyorlar, daha az kelime biliyorlar ve iki işi bir arada yaptıklarında da genellikle birisinde başarısız oluyorlar. Diğer bir deyimle kadınlar kaç boyutlu ve erkekler sadece bir boyutludurlar.

Kadınlar, her gün ortalama 6-8 bin kelime kullanırken erkekler sadece 2-4 bin kelime kullanıyorlar.

Bu farkları bilmek, sağlıklı bir ilişki kurmanıza yardımcı olacaktır. Nasıl mı? Siz (kadınlar) dırdırcı olmakla suçlanmak istemiyorsanız ve sıcak yuvanıza kış soğuğunu getirmek istemiyorsanız aşağıda diyeceklerimizi dikkatlice okuyun. Siz (Erkekler) de aynı şekilde.

 

1- Erkeklerle konuştuğunuzda sadece bir kanaldan girmeğe çalışın, örneğin eşinizin sadece bir davranışından rahatsız oluyorsanız sadece o davranışıyla ilgili konuşun, birkaç davranış değil. Bunun sebebi ise, birkaç davranış hakkında konuşmanız eşinizin savunma moduna geçmesine sebep olabilir. Böyle bir durumda, eşiniz, kişiliğini tehlike altında gördüğü için kendisini savunma ihtiyacı hisseder. Erkekler, her zaman kendilerini işe yarar faydalı ve güçlü görmek isterler, sizin ona aynı anda doğrulttuğunuz birkaç eleştiri, onun bu yönlerden eksik olduğu hissine kapılmasına sebep olabilir ve bu da onu çok fazla incittiği gibi, savunmadan başka bir şey yapmayacağı anlamına geliyor.

 

2- Eşinizle konuşurken başka işler yapmayın, örneğin aynı zamanda bulaşık yıkamayın veya evi süpürmeyin. Söylemek istediğiniz şeyi direkt olarak söyleyin, erkekler aynı anda birkaç işe odaklanamadıkları için sizin kinayeli sözlerinizi anlamayabilirler. Eşinizle konuşurken bir kadınla konuştuğunuz gibi konuşmayın, kadınlar sizin sözünüzün arkasındaki şikâyeti görebilirler ama erkekler bunu yapamazlar bu yüzden dırdır yapmakla suçlanmak istemiyorsanız ve bir an evvel sorununuzun çözülmesini istiyorsanız aklınızdaki sorunu direkt olarak eşinizle paylaşmaya çalışın.

 

3- Eşlerin konuşma zamanlaması çok önemlidir, argın yorgun eve giren eşinizle konuşmak istemeniz her ne kadar da mantıklı bir konuşmanız olsa, sizi istediğiniz sonuca ulaştırmayacaktır.

 

4- Erkeklerin birçoğu kadınların şikâyetlerinin asıl sebebinin maddi sorunlar olduğunu zannediyor bu yüzden de kadının şikâyetleri arttıkça o da daha fazla bir maddi gelir elde etmek için daha fazla dışarıda kalıp çalışma ihtiyacı hisseder ve bunun sonucunda kendisini daha yalnız hisseden kadının şikâyetleri biraz daha artar ve kısa bir zaman içinde bu, içinden çıkılmaz bir sorun haline gelir.

Bunun çözüm yolu ise şudur: Eşiniz eve geldiği zaman, onu bir süre rahat bırakın, dinlensin ve kaybettiği enerjiyi tekrar kazansın. Erkekler de eşleriyle konuşmak, onların sorunlarını dinlemek için bir vakit ayırmak zorundadırlar. Herhangi bir sebepten dolayı eşinizin şikâyetlerini dinlemek istemiyorsanız çok açık ama yumuşak bir şekilde bunu kendisine söyleyin, örneğin: Şimdi başım ağrıyor seni şimdi dinleyemem ama mümkün olan en kısa zamanda konuşalım.

Kadınlar, için konuşmak erkeklerdeki cinsel istek gibi bir ihtiyaçtır dersek abartmamışızdır. Unutmayın ki kadınlar, konuştukları anda bütün sorunları unutabiliyorlar, bunu birçok erkek bilmiyor.

 

5- Siz kadınlar, eşinizin sizi daha iyi dinlemesini istiyorsanız, onunla konuşurken ona hitap eden cümleler yerine kendinize hitap eden cümleler kullanmaya çalışın, “sen” kelimesi yerine “ben” kelimesini kullanmaya çalışın. Örneğin: “sen benimleyken başka yerdesin” yerine “kendimi çok yalnız hissediyorum”, “bütün sorumlulukları bana yüklemişsin” yerine “bütün işleri yalnız başıma yapamıyorum”, “beni anlamıyorsun” yerine “beni anlamadığını düşünüyorum” diyebilirsiniz.

 

6- Size çok saçma gelebilir ama bazen kadınlar şikâyet etmeği bir tür yaklaşım aracı olarak da kullanabilirler. Örneğin daha önce sadece bir defa eşine alışveriş yapması gerektiğini söyleyen bir kadın, eşi evden çıkarken, şöyle diyebilir: “Alışveriş yapmayı unutma, bak bu kaçıncıdır söylüyorum, sakın unutma.” Ama erkeklerin hemen hemen hepsi bunu bir dırdır olarak algılar ve çok basit görünen bu cümle, bir kavganın başlangıcı olabiliyor. Aynı bayan bu şekilde söylerse hiçbir sorun yaşanmayacaktır: “İşinin yoğun olduğunu biliyorum ama işten dönerken yol üstünde bunları da alır mısın? Unutmayacağını biliyorum.”

 

7- Kadınlar genellikle şikâyet ettiklerinde sadece sorunlarının dinlenmesini istiyorlar ve çoğu zaman bir çözüm bulmak için konuşmuyorlar ama erkekler tabiatlarının gereği, her sorun için bir çözüm aradıklarından, anında kadınlarının şikâyetleri için çözüm yolları üretmeğe başlıyorlar ve anında eşlerinin bu çözüm yollarını uygulamaları gerektiğini ve bu çözümleri sundukları için kendilerine teşekkür edilmesini bekliyorlar. Ama bazen de kadınlar da gerçekten bir çözüm yolu bulmak için konuşuyorlar bu nedenle kadınlar, konuşmadan önce eşlerinden tam olarak ne beklediklerini belirtirlerse her defasında aynı sorunu yaşamazlar. Üzgünüm ama tek yolu budur (en azından ilk yıllarda).

 

8- Dırdır yapmak, aranızdaki sevginin pekişmesine yönelik hiçbir yardımı olmadığı gibi bu sevginin bir numaralı düşmanıdır da, dolayısıyla karşılıklı anlaşmanın yollarını öğrenmek ve bu şekilde anlaşmaya çalışmak her ikiniz için de daha iyi olacaktır.

Palomar lazer sistemi ile cilt gençleştirme

19 Haziran 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin

Güzellik


Lazer sistem  ile cilt  gençleştirme 10 yıl öncesinde IPL denilen lazer  ile  yapılıyordu  fakat teknoloji son hızla ilerlerken cevap aranan  soru cildi daha iyi nasıl tedavi ederiz ve çizgileri azaltırız aynı  zamanda yüz ovalini nasıl toparlarız oldu . Amaçlanan  şudur cildin  altında kollojen elastin hyalüranik asit  sentezleyen  hücreleri çalıştırmak  ve kırışıklığı azaltıp sıkılaşma  ve nemi tekrar sağlamaktır bunu en iyi  yapan  şuana kadar soyucu ve yakıcı lazerlerdi  onlarında sonrasında yüzde ve vücutta  yarattığı  tahribat lekelenme ve kişiyi sosyal hayatından  alıkoyma artı bizim gibi güneşin yoğun  olarak  dik yansıdığı ülkemizde imkansız    bir   tedavi  oluyordu. Son yıllarda cilde hasar vermeden tedavi olanağı  sağlayan  fraksiyonel lazer

sistemleri ile,  kullanılan  tüm  yöntemlerin üstünde sonuçlar alınmaya başlandı. Fraksiyonel sistemlerin.  Bulucusu ve patentine sahip olan Amerikan Palamar firmasını Starlux 500 platformunda  bulunan  Lux 1540 ve Deep IR fraksiyonel lazerleri cildin her kademesinde çalışarak acısız ve etkili  sonuçlar ortaya çıkarmaktadır….
Sonuçları açısından  mucizeler yaratan sistem Palormar Starlux fraksiyonel lazerler mikroskobik ısı  sütunları cilt altına iletilir ve o bölgede onarılması gereken bir doku oluşturur ve doku onarılırken de cilt gerginleşip çizgilerden arınır . Cildi yakmadan bu kadar derine daha önce hiçbir  sistemle  inilememişti  bu  yüzden  çizgi  iyileştirme  yanında dokunun toparlanmasını da sağlar .
Sistemleri eşsiz  kılan  kombinasyon tedavileridir. Teknik olarak cilt yenileme ve kırışıklık tedavisinde hiçbir  açık yanı olmayan ve bu konuda FDA onaylı olan Fraksiyonel 1540 lazer ve Fraksiyonel Deep  IR (derin infrared) birleşiminden olağanüstü sonuçlar alınabilmektedir.http://kadinca.net
Meme dokusunda iyileşme  sağlayan aynı zamanda çatlak ve yara izi tedavisinde en yoğun hasta profilini oluşturan nedenler…..
İşlemler 14 gün  ara  ile 2 yada 3 seanstan  oluşmakta ve uygulama sırasında hafif bir yanma hissedilebilmektir  seans  sonrası  gündelik  yaşantıya dönülmekte kişi günlerle kıyaslanan hızlı iyileşmeyi  izleyebilir……

…:::Doğru Giyinmenin Püf Noktaları:::…

07 Haziran 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin

Kısa boy, dar omuzlar, geniş kalçalar…Herkesin bir kusuru var! Önemli olan bunları gizlemenin yolunu bilmek.

Kısa Boyluysanız…

Pantolon: Eğer vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız düşük belli pantolonlar tercih etmelisiniz. Bacaklarınızı olduğundan uzun göstermek için ise yüksek belli ve düz inen pantolonlar seçin. Kontrast renklerden ve iri desenlerden kaçının. Canlı renkleri üstünüzle aynı tonlarda olmak kaydıyla rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ceket ve gömlek: Fazla uzun veya belde biten kısa ceketlerden kaçının. Bele oturan ve kalça hizasında kalan modeller seçin. Düşük belli bir pantolon giymek istiyorsanız üzerine saçaklı, püsküllü veya payetli bir gömlek kullanabilirsiniz. Altla üst arasında renk kontrastları yapmayın, illa bir kontrast yapmak istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın: ipek bir elbise üzerine jean ceket gibi.

Elbise: Tek renk ve düz kesim elbiseler silueti daha uzun gösterir. Ayrıca kadınsı ve seksi kesimleri de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Etek boyu baldırların ortasına hatta topukların hemen üstüne kadar inebilir.

Şişmansanız…

Pantolon: Pantolonlarınızı mümkün olduğunca krep gibi dökümlü kumaşlardan seçin.

Üst: Özellikle pantolon üzerine, bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikler giyin. Göz alıcı, dikkat çekici büyük desenler yerine tek renk ve koyu tonları tercih edin. Dekolte kullanmaktan kaçınmayın ama kalın ve belinizi saran kemerlerden kaçının!

Ceket: Dökümlü kumaşlardan olanları tercih edin; mümkünse önünü iliklemeden giyin. Ceketlerinizde büyük vatkalar yerine daha küçük, omuzlarınızı hafifçe yükseltecek vatkalar kullanın.

Elbise – etek: Asla vücudunuzu sarmamalı: streç kumaşlara veda edin! Vücuda yapışmayan, uçuşan kumaşlar idealdir. Renk olarak daha çok tek renk ve koyu tonlar kullanın. Emprime seviyorsanız minik desenlileri tercih edin. Etek boyu baldırlarınızın hemen altına dek inmeli; daha uzun boylar da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Geniş Kalçalıysanız…

Pantolon: Geniş pantolonlarla kalçalarınızı kamufle etmeye çalışmayın. Dökümlü kumaştan dikilmiş, düz kesim pantolonlar giyin. Her zaman koyu ve tek renk tercih edin. Asla ve asla tayt giymeyin!

Üst: Üstünüz ince ve kalçalarınız genişse, vücudunuzdaki bu farkı yok etmeniz gerekiyor. O halde, dikkati vücudunuzun üst kısmına çekecek tarzda gömlek, kazak, tişört vb. giymekte tereddüt etmeyin. Çiçekler, geometrik şekiller, karışık renkler, hatta büyük aksesuarlar kullanın, minik dekolteler uygulayın. Göz ve dudak makyajına ağırlık verin.

Elbise – etek: Eteklerinizde dökümlü kumaş ve nötr renkler (siyah, gri, bej gibi) kullanın. Verev kesim ve büzgülü modellerden kesinlikle kaçının. Bel oyuğu kalçanın hemen üzerinden başlayan kesimler tercih edin. Elbisede dikkat etmeniz gereken nokta, göğüslerinizi belirginleştirmek, kalçanızı ise saklamaktır. En doğru model, bel hattı olan ama bele fazla oturmayan, kalça yuvarlağını çıkarmayan düz kesimlerdir. Diz altı etek boyu en ideal olandır.

Boyun Dekoltesi
Boynunuz uzunsa, her tarzı uygulayabilirsiniz. Özellikle, yuvarlak açılmış dekolteler ve boyna bağlanmış küçük bir fular çok hoş duracaktır.

Boynunuz kısaysa, “V” yakalı bluzlar veya “V” açılmış dekolteler tercih edin; boynunuz daha uzun görünecektir. Fular kullanmamaya çalışın; boynunuzu iyice kısaltıp omuzlarınıza gömülmüş gibi gösterir. Bunun yerine omuzlarınıza bir şal alın; böylece “V” dekolteniz de kapanmamış olacaktır.

Omuz Dekoltesi
Omuzlarınız kareyse, asimetrik omuz dekolteli veya kolsuz kıyafetler seçin.
Omuzlarınız yuvarlaksa, ince askılı giysiler sizin için idealdir.

Omuzlarınız düşük ve darsa, reglan kollu kıyafetler giymeyin. Omuz başlarını ortaya çıkaran, derin kol oyuğu olan giysiler omuzları daha geniş gösterir.

Ayakkabı Seçimi

Topukta esas, kıyafetin etek uzunluğudur. Diz ve diz altı hizasındaki bir etek uzunluğuyla 7 cm.den uzun bir topuk giyilebilir. Mini bir etekle daha alçak topuk kullanmak gerekir.
Şişmansanız, vücudunuzla oransızlık yaratmamak için yüksek topuktan kaçının, orta boy topuk idealdir.

Kısa boyluysanız, yüksek ve ince topuk vücudunuzda dengesizlik yaratır, eğri ve kambur bir görünüm verir. 5-6 cm.lik bir yükseklik yeterlidir.

Uzun boyluysanız, yine de çok düz ayakkabılar seçmeyin. Az da olsa biraz topuk siluetinize çekicilik katacaktır.

Ten ve Saçınıza En Uygun Renkler

Buğday Ten – Sarı Saç

En uygun renkler
Toz pembe, bebek mavisi, gri-mavi, lila, açık mor, açık yeşil ve nane yeşili
Kaçının!
Elektrik mavisi ve koyu kırmızı yüzünüze yakın kullanmanız halinde çok sert bir etki yaratır.

Açık Ten – Sarı Saç

En uygun renkler
Toz pembe, bebek mavisi, gri-mavi, lila, açık mor, açık yeşil ve nane yeşili.
Kaçının!
Elektrik mavisi ve koyu kırmızı yüzünüze yakın kullanmanız halinde çok sert bir etki yaratır.

Açık Ten – Kızıl Saç

En uygun renkler
Yeşilin açık tonları ile saman sarısı, kavuniçi, kayısı rengi, mercan ve gri-mavi.
Kaçının!
Toprak sarısı ve haki -yüzünüze yakın kullanmanız halinde- teninizdeki ışıltıyı alır.

Açık Ten – Kahverengi Saç

En uygun renkler
Yeşilin açık tonları ile saman sarısı, kavuniçi, kayısı rengi, mercan ve gri-mavi.
Kaçının!
Toprak sarısı ve haki -yüzünüze yakın kullanmanız halinde- teninizdeki ışıltıyı alır.

Koyu Ten – Siyah Saç

En uygun renkler
Pembe ve mavinin tüm tonları ile mor ve siyah.
Kaçının!
Kiremit kırmızısı, tunç ve doreli renkler sarı içerdikleri için saç ve ten renginizi donuklaştırır.

Açık Ten – Siyah Saç

En uygun renkler
Pembe ve mavinin tüm tonları ile mor ve siyah.
Kaçının!
Kiremit kırmızısı, tunç ve doreli renkler sarı içerdikleri için saç ve ten renginizi donuklaştırır.

Buğday Ten – Kahverengi Saç

En uygun renkler
Kırmızı ve yeşil tonları ile kavuniçi, kiremit rengi, doreli bej, toprak sarısı ve turkuaz.
Kaçının!
Maviye çalan tonlar, fuşya, duman grisi gibi renkler içlerinde dore tonları barındırmadıkları için saç ve ten renkleriniz için fazla soğuk.

İş Hayatında Giyim

Kıyafet Seçimi

Çalışan bir kadınsanız biraz erkek egemen bir ortamdasınız demektir. Bu durum asla kadınca giyinmenizi engellememeli, kadınlığınızı gölgelememeli. İş hayatında giyinmenin altın kuralı, iş kolunuzun geleneklerine uygun ama kendinizi yansıtan bir tarz belirlemenizdir. İşinize ciddiyetle yaklaşımınızı ve becerinizi vurgulayacak zarif, temiz, uyumlu ve iyi dikilmiş kıyafetler seçin. Etek, pantolon takımlar, gömlekle kombine edilmiş etek ve pantolonlar, düz kesim elbiseler ideal olanlardır.
Hoşunuza gitmeyecek bir konuma düşmemek için çok kısa etekler, vücudunuza yapışan kıyafetler ve derin dekolteler kullanmayın.

Renk Paleti

Çok canlı renkler seçmeyin ama kendinizi gri tonları içine de hapsetmeyin. Evet, gri, iş hayatında çok alışıldık ve ağırlık veren bir renk ama aynı etkiyi bırakabilecek başka renkler de var. Yeşil, bordo, lacivert, siyah, kahverengi, bej, toprak tonları ve lâl gibi renklerle gardırobunuzu çeşitlendirin.

Aksesuarlar

Her detayı düşünün! Ayakkabılarınız topuklu veya topuksuz olabilir ama mutlaka temiz ve cilalı olmalı. Çantanız hem kıyafetinizle uyumlu hem de çalıştığınız iş koluna ve konumunuza uygun olmalı: boncuklu bir çanta ile bankacılık sektöründe çalışmanız pek uygun olmaz! Abartısız ve zarif takılar kullanın; ama annenizin inci kolyesi ile de kendinize olduğunuzdan daha yaşlı bir hava vermeye çalışmayın!

Makyaj

Canlı renklerden, koyu ve yoğun uygulamalardan mutlaka kaçının. Sade ve doğal bir makyaj yapın: gözlere hafif gölgeler, 2 kat rimel, biraz allık ve ruj.

Saç

Saç, genel görünümde son derece etkilidir. Asla yağlı, kirli ve boyası gelmiş bir saçla işe gitmeyin. Rahat etmek için saçınızı toplayın; böylece sürekli düzeltmek zorunda da kalmazsınız. Kibar, kıyafet renginizle uyumlu tokalar tercih edin: payetli kelebek tokaları günlük hayatınıza bırakın!

Parfüm

Asla ağır kokular kullanmayın. Hafif, çiçeksi aromalardan yapılmış parfümleri tercih edin. Parfümünüzle banyo yapmayın, az sıkın, gerekirse tazelersiniz.

Yanınızda Bulundurun!

Ne olur ne olmaz diyerek el çantanızda bulundurmanız gerekenler:
* yedek bir çift çorap
* küçük bir ayakkabı cila süngeri
* iplik ve dikiş iğnesi
* diş fırçası ve macunu
* saç fırçası
* törpü
* kağıt mendil
* ve elbette makyajınızdaki parlamaları rötuşlayacak hafif bir pudra, dudak boyanızı gün içinde tazelemek üzere rujunuz ve parfümünüz.

Hatırlatmalar

Kendinizi sevin, kendinize güvenin ve gülümseyin. Gülümseyen bir yüz, aydınlık bakışlar ve güvenli bir tutum sizi her zaman olduğunuzdan daha şık ve bakımlı gösterecektir.

* Yürürken de otururken de dik durmaya özen gösterin.
* Giysileriniz temiz ve ütülü olsun.
* Renk uyumuna dikkat edin. Küçük aksesuarlarla kıyafetlerinizi hareketlendirin.
* İçinde rahat olmadığınız giysiler ve ayakkabılar giymeyin.
* Ayakkabılarınızı sık sık temizleyin ve cilalayın. Topuğu yenmiş, deforme olmuş ayakkabılar giymeyin.
* Saç, el ve tırnaklarınızdaki bakımsızlık şıklığı zedeleyen unsurlardır. Saç boyanıza ve temizliğine dikkat edin, el ve tırnaklarınıza özen gösterin.
* Takılarınız hem kıyafetinizle hem de birbirleriyle uyumlu olmalı. Sarı ve beyaz takıları bir arada kullanmayın (altın bir kolye, gümüş küpeler gibi). Ağır takılarla daha hafifleri de bir arada kullanmayın (boncuk bir bilezik ve pırlantalı bir yüzük gibi

Manikür ve Pedikür’ün Püf Noktaları

07 Haziran 2009 Yazan admin  
Kategori Kadin

Bakımlı olmanın ön şartlarından biri de manikür ve pedikürdür.Günlük hayatımızda bütün vücudumuza oldugu gibi el ve ayak bakımınada önem verme-liyiz.Eller iletişim esnasinda en önemli unsurlardan biridir.Şeytan tırnaklarına dikkat edilmeli,kişinin yaşına, sezona ve moda renklere göre oje uygulanmalıdır.

Sürekli kırılan ve ayrılan tırnaklar ,besleyici ilaçlar ile güçlendirilmelidir.Pedikür özellikle yazın büyük önem taşır. Kışın sürekli kapalı ayakkabılar içinde hava almayan ayaklarımızın sağlıklı ve hoş görünmesi için pediküre ihtiyaç vardır. Batan ayak tırnakları kapalı ayakkabılar içinde kaldıkça büyük problemlere yol açar.Uzman kişiler tarafindan tedavi edilmelidir.

AYAK SAĞLIĞI

Tabii ki tıp her zaman en etkili tedavi yöntemlerine sahiptir.Ama bazı küçük problemlerde doktora gitmeden önce evde yapılabilecek tedavi yolları vardır.

NASIR:Ayaklarınızı,içerisinde şampuan bulunan 2lt’lik ılık suda 10 dakika bekletin.Ayak derisini yumuşatmak için,sudan çıkardığınız ayaklarınıza bitkisel yağlar ya da kremlerle masaj yapın.Daha sonra pomza taşı ile ayaklarınızı ovun.Nasırınızı görebileceğiniz şekilde ayaklarınızı bir yastığın üzerine koyun.Nasırın üzerine vazelin sürün.Nasırı pamuklu kadife bir kumaş parçası ile sarın.Her banyodan sonra kumaşı değiştirerek,1 hafta boyunca bu şekilde kapatın.Nasır yenilenirse aynı işleme devam edin,eğer acı devam ediyorsa mutlaka bir doktora görünün.

BAKIMLI ELLER VE AYAKLAR

Her türlü dış etkene maruz kalan ellerimizin itinalı bir bakıma htiyacı vardır.Zarif,düzgün,bakımlı el ve tırnaklar için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.İlk iş ellerinizi yıkadıktan sonra yumuşatıcı krem kullanmak ve haftada bir gün manikür ideal.

MANİKÜR

Kuaförünüzde yaptırabileceğiniz gibi,evde kendinizde yapabilirsiniz.

1.Öncelikle tırnaklarınızdaki ojeyi temizleyin,tırnak diplerine yumuşatıcı krem sürün.

2.Sıcak suya birkaç damla şampuan ve yarım limon suyu ekledikten sonra ellerinizi iki dakika bu suda bekletin.

3.Daha sonra tırnak dipindeki etleri itin,yüzeyde kalan ölü dokuyu alın.

4.Tırnaklarınızı törpüleyin,ellerinize krem ile birlikte masaj yapın.

5.Önce tırnak koruyucusu daha sonra oje sürerek manikürünüzü tamamlayın.

EL BAKIMININ PÜF NOKTALARI

-Bakım kremleri tırnak etlerini yumuşatır.

-Tırnaklarınızın nefes alması gerekiyor,bu yüzden sürekli ojeli olmamasına dikkat edin.

-Ellerinizin yumaşacık olmasını istiyorsanız;iki çay kaşığı bal ve yarımlimon suyunu karıştırarak ellerinize sürün.

-Elleriniz çok fazla terliyorsa soğuk suyun altına tutun,soğuk su kan dolaşımını kısa sürede düzenler ve terlemeyi önler.

AYAKLAR:Vücudun bütün yükünü çeken ayaklar ihmal edilmemeli.İlk adım ayakların yorgunluğunu gidermek.Daha sonra pedikür ile son noktayı koyabilirsiniz.

PEDİKÜR

1.Tırnak diplerini yumuşatmak için krem veya jel uygulayın.Daha sonra ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta dinlendirin,yumuşamalarını bekleyin.Suyun içine bitkisel maddeler atabilirsiniz.

2.Daha sonra tırnak diplerini iterek ölü dokuyu alın.

3.Tırnaklarınızı törpüleyin,üst kısmınıda törpülemeyi ihmal etmeyin.

4.Krem sürdükten sonra bir kat tırnak güçlendirici sürün.

5.Ponza taşı ile ayaklarınızdaki ölü hücreyi temizleyin,terlemeye karşı kokulu ayak pudralarını kullanın.

ETKİLİ AYAK BAKIMININ PÜF NOKTALARI

-Ayaklarınıza özellikle topuk kısmına losyon ve nemlendirici ürünlerle masaj yapın.

-Krem sürerken tırnak etlerine sürmeyi ihmal etmeyin.

-Topuklarınız sert ise yatmadan vazelin sürün ve pamuklu çorap giyin.

-Ayaklarınızı dinlendirmek için sıcak su içine lavanta çiçeği yağı ekleyin,yorgunluğu alır.

-Ayaklardaki ölü deriler için peeling yapan bakım ürünleri kullanabilirsiniz.

PROBLEMLİ TIRNAKLARA ÇÖZÜMLER…

Kırılan ya da ayrılan tırnaklarınızı kuvvetlendirmek için ne yapmalısınız? Çoğumuz buna kalsiyum eksikliğinin, ya da düzensiz beslenmenin neden olduğunu sanırız. University of Alabama at Birmingham’dan Dermatolog Prof. Boni Elewski’ye göre beslenmenin tırnakların kırılması üzerinde çok az etkisi var. Bunun esas nedeni kuru tırnaklar. Kırılan tırnaklar için en iyi çözüm yağlar ve losyonlarla onlara iyi bir bakım sağlamak. Tırnaklara derin bir terapi vermek için 10 dakika süreyle ılık zeytin yağında bekletebilirsiniz. Yüzeysel uygulanan tırnak güçlendiriciler de hiç bir işe yaramıyor ve nemlendiricilerin nüfuz edilmesini engelliyor. Soya proteininin de tırnaklar üzerinde çok faydalı etkileri mevcut, özellikle soya sütü ve tofu ya da günlük olarak B Vitamin ailesinden gelen ‘biotin’ alabilirsiniz. Ya 80 mg’lık haplar halinde ya da yumurta sarısı veya maya yiyerek bu ihtiyacı karşılayabilirsiniz.