Chat Sohbet Giriş İçin Nickinizi Yazıp Sohbete Bağlan Yazısına Tıklayınız.. izmir Chat Canlı Sohbet Odası Bedava Cet izmir Sohbet Bay Ve Bayan Kız Arkadaş Çet Sitesi Sohpet Sohbet Chat Siteleri..
Nüfusu: Nüfusu 2007 sayımına göre 2.606.294'tür.Bunun 1.297.119'u erkek, 1.309.175'i kadındır.2008 tahmini nüfusu ise 2.656.148'dir.Kentin nüfusu 1970-1985 arasında çok artmıştır.1945'e kadar Türkiye'nin ikinci büyük şehriydi. İzmir'in İlçeleri: Aliağa Balçova Bayındır Bergama Beydağ Bornova Buca Çeşme Çiğli Dikili Foça Gaziemir Güzelbahçe Karaburun Karşıyaka Kemalpasa Kınık Kiraz Konak Menderes Menemen Narlıdere Ödemiş Seferihisar Selçuk Tire Torbalı Urla Tarihi: İzmir’imizin ilkçağdan bu yana önde gelen bir ticaret,sanat ve kültür merkezi olmuştur.Bilinen en eski tarihi M.Ö.3000’e kadar dayanır. *İlk İzmirliler,Luvvi veyaLelej denilen bir kavim tarafından şehirlerini Bayraklı’da kurmuşlardır.Ve bilinmeyen bir şey daha var ki;bu da İzmir’in Bayraklı-Tepekule’de Batı Uygarlığının en eski,en güzel kent planına sahip olduğudur. *M.Ö.!5.yüzyıla geldiğimizde ise İzmir ve çevresi Hititler’in efsanevi kadın savaşçıları;Amazonlar’ın egemenliğinde kalmıştır. Hitit İmparatorluğu dağılınca İzmir sırasıyla; İyonya,Frigya,Lidya egemenliğine girmiştir. *M.Ö.334’te Büyük İskender’in İzmir’e gelmesiyle hakimiyet Makedonya Krallığı’nın eline geçer. *M.Ö.133-M.S.395 yılları arasında Roma İmparatorluğu’yla İzmir’in en parlak dönemi yaşanır.Roma’nın ikiye ayrılmasıyla İzmir Bizans hakimiyetine girer. *XI.yy’da Türklerin Anadolu’da ilerlemeleri, 1081’de Çaka Bey’in İzmir’i alması İzmir’in tarihinde yeni ve kısa süreli bir dönemi başlatmıştır.Çünkü 1097’de İzmir tekrar Bizans’ın eline geçecektir. *XIII.yy’da İstanbul’u işgal edip burada bir Latin İmparatorluğu kuran Haçlılar’dan kaçan Rumlar,İznik Rum İmparatorluğu’nu kurarak Haçlılar’ın ele geçiremediği İzmir’i kendilerine bağlarlar. *XIII.yy’ın ikinci yarısında Türkmen Beyleri kaybettikleri İzmir’i geri almak için tekrar çalışmalara başladılar.Kısa sürede Batı Anadolu, Aydınoğlu Mehmet Bey’in egemenliğine girdi. Aydınoğlu Mehmet Bey İzmir’in yönetimini oğlu Umur Bey’e bıraktı.1320’de Umur Bey İzmir’in hakimi oldu.1348’de Haçlılarla girdiği bir mücadele sırasında Umur Bey alnına saplanan bir ok ile şehit olmuştur.Bu olay sırasında bir bölümü Haçlılar’ın eline geçen İzmir,Gavur İzmir ve Müslüman İzmir olmak üzere ikiye ayrılmıştır.Gavur İzmir on yıl kadar Rodos Şövalyeleri’nin elinde kalmıştır. *1390’da Yıldırım Bayezıd’ın Batı seferi sırasında Müslüman İzmir Osmanlı egemenliğine girer.(İzmir’de ilk Osmanlı yöneticisi Kara Subaşı İbrahim Ağa’dır.)İzmir’de 12 yıl süren Osmanlı hakimiyeti Timur’un Ankara galibiyetiyle sona ermiştir.Anadolu’da siyasi birliği bozan Timur İzmir’in yönetimini tekrar Aydınoğulları’na bırakır.Aydınoğulları’nın bölgedeki otoritesizliğinden yararlanan Subaşı İbrahim oğlu Cüneyt Bey 1413’e kadar İzmir’in yönetimine hakim olur.Fetret Dönemi’nin ardından tahta çıkan Çelebi Mehmet İzmir’e gelerek Cüneyt Beyi esir,İzmir’i zapt eder.1420 yılında çıkan Şeyh Bedrettin isyanının etkileri İzmir’e kadar uzanmıştır. *1671’de İzmir’e gelen Evliya Çelebi, Seyâhatname’sinde İzmir’i uzun uzadıya anlatır.XVII ve XVIII.yy’da İzmir çok canlı bir ticaret merkezi haline gelmiştir. *1809-1816-1826 yıllarında yayılan veba salgınıları ve 1846-1850-1851 depremleri yaşamı olumsuz yönde etkiler. *1901’de İzmir Saat Kulesi’nin,1907’de Asansör Kulesi’nin,1912’de İzmir Milli Kütüphanesi’nin yapımı başlamıştır. *15 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’i işgal ederler.Yunanlılara ilk kurşunu atan kişi Gazeteci Hasan Tahsin’dir. *Uzun işgal yıllarından sonra,İzmir’e ilk gelen süvari birliğinin başında Tümgeneral Fahrettin Altay vardır.Kadifekale’ye Türk bayrağını çeken ilk isim ;Albay Mürsel’dir.Yüzbaşı Şerafettin,Teğmen Ali Rıza Akın ve Teğmen Hamdi Yurtevi ise Hükümet Konağı’na ilk Türk bayrağı çeken subaylardandır. *ATATÜRK İzmir’in kurtuluşundan sonra bir süre Köprü Uşşakizade Köşkünde Muammer Bey’in misafiri olarak kalmış,evleneceği Latife Hanımla burada tanışmıştır. *ATATÜRK’Ü İzmir’e bağlayan en büyük etmenlerden birisi de 14 Ocak 1923’te ölen annesi,Zübeyde Hanımın naaşınıın Karşıyaka’da yatıyor olmasıdır. *İzmir’in vazgeçilmezi olan FUAR’ın doğuş düşüncesi,1923’te yapılan ‘İzmir İktisat Kongresi’ne kadar dayanır.Bu fikir İzmir’in genç ve idealist Belediye Başkanı Behçet Uz ve ekibi tarafından,1 Eylül 1936 yılında İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılmasıyla hayata geçirilmiştir. İZMİR DE BULUNAN TARİHİ ESERLER: Kadifekale: İzmir’e hâkim bir tepe üzerinde kurulmuştur. Eski devirlerde inşa edilen kaleden günümüze, güney duvarları ile batıdaki beş kulesi sağlam kalmıştır. Kale içinde kemerli büyük bir sarnıç kalıntıları vardır. Çeşme Kalesi: Osmanlılar döneminde Ege sâhillerinde yapılan üç önemli kaleden biridir. 1508’de Sultan İkinci Bâyezîd yaptırmıştır. Dört burcu vardır. Günümüzde silah müzesi olarak kullanılmaktadır. Ali Ağa Câmii: 1672’de Gedizli Ali Ağa tarafından yaptırılmıştır. Minâresi tuğladandır. Kubbenin kalem işlemesi 19. asırda yapılmıştır. HisarCâmii: Çarşı içinde Hisar önündedir. 1598’de Yâkûb Bey tarafından yaptırılmıştır. İzmir’in en büyük ve en görkemli câmisidir. Çeşitli târihlerde tâmir görmüştür. Ahşap minber sedef kaplamalıdır. Hacı Hüseyin Câmii: 1652’de Hacı Hüseyin isimli bir zât tarafından yaptırılmıştır. Başdurak semtindedir. Câminin altında dükkân ve depolar vardır. Kestane Pazarı Câmii: 1663’te Hacı Ahmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Kestane Pazarı Çarşısındadır. İki katlı câminin alt katında dükkanlar vardır. Hatuniye Câmii: Tilkilik semtindedir. Kitâbesi olmadığından yapım târihi bilinmemektedir. Mihrâbı ve minberi, yapıldığı dönemin özelliklerini belirtmektedir. On yedinci asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Ahmed Ağanın annesi Tayyibe Hâtunun yaptırdığı, fakat o dönemlerde kadınlara âit isim söylenmediğinden câminin Hâtuniye Câmii diye anıldığı bilinmektedir. Çorak Kapı Câmii: Basmane Tren İstasyonu karşısındadır. Bazı kaynaklarda 1747 senesinde yapıldığı yazılı ise de kesin değildir. Minberi mermer, minâresi kesme taştandır. Konak Câmii: 1754’te Mehmed Paşanın kızı AyşeHâtun tarafından yaptırılmıştır. Hükûmet Konağı önündedir. Câmi duvarları Türk çinicilik sanatının güzel örnekleriyle süslüdür. Kurşunlu Câmi: Namazgâh meydanında, şehrin en eski câmilerindendir. Yavuz Sultan Selîm Hanın yaptırdığı tahmin edilmektedir. Mihrap nişi kalem işleriyle süslüdür. Şadırvan Câmi: On altıncı asırda yaptırılan Câmi çarşı içindedir. Câminin yanındaki ünlü şadırvan sebebiyle bu isimle bilinmektedir. Alt katındaki dükkânlar büyük bir çarşıyı meydana getirmektedir. İki Çeşmelik Câmi: Kurt Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. İki Çeşmelik semtindeki câminin kubbesi kalem işleriyle süslüdür. Minberi ahşaptır. Beş köşeli bir kâideye oturan minâre oldukça yüksektir. Salepçioğlu Câmii: 1906’da Sepetçioğlu Hacı Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Câmi iki katlıdır. Alt kat, kütüphâne, yatakhane ve dersliği bulunan medrese olarak yapıldı ise de günümüzde başka amaçlarla kullanılmaktadır. Ulu Câmi: Ödemiş ilçesindedir. 1312’de Aydınoğlu Mehmed Bey yaptırmıştır. Aydınoğlu Câmii diye de bilinir. Minberi ceviz ağacından yapılmıştır. Selçuklu mimârîsî tarzındadır. Îsâ Bey Câmii